Nasreddin Hoca’nın başkanlığında, padişahın huzuruna çıkmışlar.
Hoca "Padişahım bize gönderdiğiniz şu fil var ya onun için geldik" dediğinde padişah;
- Ne var, ne oldu file?
diye bağırarak sorunca, Hoca sağına ve soluna bakmış, kimse yok. Arkasına dönmüş; kimse yok. Boynunu bükerek konuşmuş;
- Padişahım biz o fili çok sevdik de mümkünse bir tane daha istiyoruz.
BENZER BİR OLAY
Sigortalı işçi çalıştıranlar;
- İş-Kur’a, 15 gün içinde "işten ayrılma bildirgesi"
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na, izleyen ayın 15’ine kadar "Ek-2 İşçi Çıkış Bildirgesi"
- SSK’ya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde "işçi çıkış nedeni ve çıkış tarihini" bildiriyorlardı.
TÜRMOB "3 ayrı yere 3 ayrı bildirime gerek yok bunu bire indirin" diye Bakanlığa başvuruda bulundu.
Bakanlıktan çözüm beklenirken, 1 Ekim 2008’den itibaren, 10 gün içinde "işten ayrılış bildirgesi" olarak verilecek dördüncü bir bildirim daha getirildi!..
Nasıl, "tam fil hikáyesi" değil mi?