Ana Sayfa > İşçi Haberleri > Sosyal Güvenlik Yasa'sında Son Durum...Yüce Meclisimizin Değerli Üyelerine Sesleniyoruz;Sakın Ha Sakın Kazanılmış Haklarımıza El Uzatmayasuz.

Devlet Özürlü İşçilerini Kış Ortasında Kapıya mı Attı ? Özel Dosya

Sosyal Güvenlik Yasa'sında Son Durum...Yüce Meclisimizin Değerli Üyelerine Sesleniyoruz;Sakın Ha Sakın Kazanılmış Haklarımıza El Uzatmayasuz.

Hazırlanan yeni istihdam paketine göre kıdem tazminatı kaldırılıyor. Yeni uygulamayla işveren, işçinin fondaki hesabına, işçinin aylık ücretinin yüzde 3’ünü geçmemek koşulu ile prim yatıracak. İşveren ayrıca, fona yatıracağı bu prim nedeniyle, işçinin ücretinden hiçbir indirim yapamayacak

1 Ekim 2008 tarihinde Resmi Gazetede Yayımlanarak Yürülüğe Giren Sosyal Güvenlik Yasasının 100 Soru 100 Cevap Halinde Son Halinin Oluşturulduğu Yazımız için TIKLAYINIZ...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, istihdam paketini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sundu. Birkaç gün içinde Bakanlar Kurulu’na sunulacak paket, işçi haklarını önemli ölçüde tırpanlıyor. Sosyal Güvenlik Yasası ile pek çok hakkı sınırlanacak işçilere bir darbe de İstihdam Paketi’nden gelecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, son şeklini alan paketin getirdiği düzenlemeleri AKŞAM’a açıkladı. Kıdem tazminatında “bireysel fon oluşturulması” seçeneğini uygun gördüklerini söyleyen Çelik, “Bize göre en doğru çıkış yolu bireysel fon. Yani işveren, işçi başına fona prim yatıracak, biz de bunları denetleyeceğiz” dedi. Çelik, mevcut kıdem tazminatı uygulamasının ise işçi aleyhine olduğunu savundu. Atılan kişiye kamu dışında hiçbir özel sektör kurumunun kıdem tazminatı ödemediğini ileri süren Çelik, “Sorun da bu. Biz işçi kendi isteği ile ayrıldığında da fondan yararlanmasını sağlayacağız” diye konuştu.

EN AZ 10 YIL BEKLEMEK GEREKİYOR

BAŞBAKAN’a sunulan taslağa göre, kıdem tazminatı yerine getirilen sistemde, işveren her ay işçinin aylık ücretinin yüzde 3’ü oranında bir tutarı bireysel fona aktaracak.

BU primlerin fona yatırılıp yatırılmadığını Sosyal Sigortalar Kurumu denetleyecek.

İŞÇİLER, işyerlerinden ayrıldıklarında ya da emekli olduklarında fonda biriken paralarını alacaklar. Taslak hazırlanırken buna belli bir süre limiti getirilmesi de tartışıldı. Başlangıçta 10 yıllık süre öngörüldü. Ancak süre konulup konulmaması Bakanlar Kurulu’nda tartışıldıktan sonra netlik kazanacak.

EVLENDİKTEN sonra 1 yıl içinde kendi isteği ile işinden ayrılanlara verilen kıdem tazminatı uygulaması tamamen kaldırılacak.

İŞÇİ, farklı işverende geçen çalışma sürelerinde fonda biriken parasından, hizmet sürelerini birleştirmek suretiyle yararlanabilecek.

İŞVEREN, bireysel fona yatıracağı primi işçinin gerçek ücreti üzerinden değil, daha düşük tutar üzerinden hesaplayarak yatırırsa, işçi için büyük kayıp gerçekleşecek.

Doğumdan önce 4 ay çalışma şartı

SOSYAL Güvenlik Yasası’nda, doğum yapan çalışan kadına ödenen emzirme ödeneğiyle ilgili yeni bir düzenleme getirildi. Mevcut yasada doğumdan sonraki 6 ay süresince her ay, doğum tarihinde geçerli olan asgari ücretin üçte biri tutarında emzirme ödeneği veriliyor. Yeni tasarıda, bu haktan yararlanılması için, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi ödenmesi gerekecek.

Kreş parası gelmeden kalktı

KADIN istihdamını teşvik için düşünülen, çalışan annelere “kreş parası yardımı” da paketten çıkarıldı. Bu modelin devlete 550 trilyon lira yük getirdiğini hesaplayan hükümet, kendi projesinden geri adım atarak, eski sisteme döndü. İşverenin kreş açma zorunluluğu hafifletildi. Buna göre, 150’nin üzerindeki kadın işçi çalıştıran işverenin kreş zorunluluğu devam edecek. Ancak işveren, mevcut sistemdekinden farklı olarak, kreş açmak yerine 0-5 yaş arası çocuklar için özel kreşlerle anlaşarak, hizmet satın alabilecek. Bakan Faruk Çelik, kreş açma zorunluluğu kapsamına giren 863 civarında işletme olduğunu, ancak bunun yarısının kreş açmadığını savundu. Getirdikleri sistemle işverenin özel kreşlerle anlaşarak, hizmet satın alacağını anlatan Çelik, “Bu işverenin maliyetini de düşürür, çünkü kreş açmak daha ağır bir yükümlülük” dedi.

Meslek lisesi mezunu kriteri

PAKETTE, 18-29 yaş arasında genç işçi çalıştıran işverene getirilen prim teşviki de meslek lisesi mezunu olma koşulu ile sınırlandırıldı. Meslek lisesi mezunu işçi çalıştıran işverenin ödeyeceği primi 5 yıl boyunca devlet üstlenecek. İmam hatip liseleri de meslek lisesi kapsamında olduğu için prim desteğinden yararlanacak. İşveren, 18-29 yaş arasında meslek lisesi mezunu genci istihdam ederse, bu işçinin ilk yıl sigorta priminin yüzde 100’ünü, ikinci yıl yüzde 80’ini, üçüncü yıl yüzde 60’ını, dördüncü yıl yüzde 40’ını, beşinci yıl yüzde 20’sini devlet karşılayacak. Çelik, “Ara eleman ihtiyacını karşılamak lazım, bunu da meslek lisesi mezunlarını teşvikle sağlayabiliriz” dedi.

Malulen emekliliğe içki ayarı

SOSYAL Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik öngören tasarı, malulen emekliliğe yürürlükteki yasada olmayan bir istisna getiriyor. Bu maddeye göre, vazife malullükleri keyif verici içki ve her çeşit madde kullanmaktan ve intihara teşebbüs etmekten kaynaklanırsa devlet memurları malulen emekli olamayacak. Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, yasak fiilleri yapmaktan, her ne surette olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar vermekten doğan vazife malullükleri de kapsam dışına çıkacak. Düzenleme tüm 657 sayılı Kanun’a bağlı devlet memurlarını kapsayacak. Başbakanlar, bakanlar, TBMM üyeleri, belediye başkanları da kapsam içine girecek.

İŞE GİDİŞ VE İŞTEN DÖNÜŞ

Malullük, sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazife dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken, bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa buna vazife malullüğü deniyor. Kanun tasarısının 27. maddesi yürürlükteki 5510 sayılı kanunun 47. maddesinde değişiklik öngörüyor. Buna göre, kamu idareleri vazife malullüğüne sebep olan olayı, en geç 15 iş günü içinde bildirmekle yükümlü olacak.

Memurun görev tazminatı kaldırıldı

KIDEM süresi beş yılı aşan memurlara görev tazminatı ödenmesi için çıkarılan, ancak bugüne kadar hiç uygulanmayan kanun hükmünde kararname yürürlükten kaldırıldı. TBMM Genel Kurulu’nda gece yarısı kabul edilen yasa ile 375 sayılı kanun hükmünde kararnamede yer alan, ‘En az beş hizmet yılını dolduranlara, 10.000 (on bin) gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulu’nca tespit edilecek gösterge rakamlarının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir” düzenlemesi yürürlükten kaldırıldı.

Kümesteki tavukların artık gidecekleri başka kümes kalmadı - ALİ TEZEL

Kapitalizmin ilk yılları ve sanayi devriminden sonra çalışanlar günde 18 saat çalışıp ancak kendi karınlarını doyurabilecek kadar ekmek kazanabiliyorlar. Bu ekmek eş ve çocuklarına yetmediği için eşler ve çocuklar da işe gitmek, günde 18 saat çalışmak ve bir ekmek kazanmak zorundalar ki açlıktan ölmesinler...

Hatta 8-10 yaşındaki çocuklar uykusuzluktan çalıştıkları ağır makinelerin üzerlerine düşüp makinelere kanları ile zarar verdiklerinden, zararın önüne geçmek için çocukların bellerine kadar kavrayan demirden ayakkabı içine oturdukları zamanlar bile oluyor...

İşte bu yıllarda açlıktan ölümlerin kol gezdiği ama öte yandan müthiş büyüklükteki paraların yani sermayenin birikimi de göze çarpmaya başlarken, sosyalizm veya komünizm diye bir yönetim şekli de ortaya çıkıyor...

Kapitalistler kendi işçilerinin de sosyalizme doğru kaymasından endişe ile önce çalışma saatlerini 15 saate indiriyorlar ardından iş kanunları, sendikal örgütlenme kanunları, toplu sözleşme düzenleri ve sosyal güvenlik sistemleri düzenleniyor ki kümeslerindeki tavuklar, yeni komşu sosyalizmin kümesine doğru kaçmasın...

İşte bu da sosyal devletin başlangıcı oldu. O günden sonra birçok dünya devleti sosyal devlet yolunda adımlar attı.

1992 yılı gelince sosyalizm veya komünizm çökünce artık işçilerin gidebilecekleri yer kalmadı, önce iş kanunlarında budama ve taşeronlaştırma başladı, çalışanların örgütlenmeleri zorlaştırıldı, şimdi sosyal güvenlik sistemiyle emekli aylıkları düşürülüyor ve daha sosyal güvenlik sistemi halledilmeden ardından kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasının işaretleri görülmeye başladı.

Bu da sosyal devletin sonu oldu. 1992 yılından beri sosyal devlette yıpranmalar, aşınmalar başladı. Bugünlerde de kıdem tazminatının kaldırılması ile tepe noktasına ulaşıp, sadaka devletine doğru gidişi başlattı.

Kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasından sonra da asgari ücretin ortadan kaldırılmasına sıra gelecek...

Sıra asgari ücrette ...

Artık neoliberalistler var ve tıpkı 1800’lü yıllarda ifade ettikleri gibi diyorlar ki, “fabrikalarımızın kapılarında ayda 200 YTL’ye çalışmaya hazır binlerce işsiz varken biz neden asgari ücretten ücret ödemek zorunda kalıyoruz”. İşte asgari ücret de ortadan kalkınca ‘tarih tekerrürden ibarettir’ sözünden hareketle işçileri günde ancak bir ekmek parasına çalıştırmaya başlayacaklar...

Kıdem tazminatı nedir?

Çalışanın emeğinin karşılığı.

İşyerine ve işverene bağlılığının ödülü.Birçok tarafın da katıldığı görüşlere göre,

Kıdem tazminatı ikramiyedir.

İşverenin, uzun yıllar bağlılıkla hizmet eden işçisini, işinden ayrılıp köşesine çekilmesi esnasında ödüllendirmesidir.

İşsizlik dönemi güvencesidir.

İşinden ayrılan ya da işinden çıkarılan işçinin işsiz kaldığı dönemde geçimini temin etmesi içindir.

Ücretin sonraya bırakılmış kısmıdır.

Bir hizmet karşılığı işçiye ödenen ücrettir. Bu ücretin bir kısmı haftalık, aylık gibi belirli periyotlarla ödenirken bir kısmı da en sona bırakılmıştır. Sona bırakılan kısım ise kıdem tazminatıdır.

Gerçek anlamda tazminattır.

İşçisinin işine haklı bir neden olmaksızın son veren işverenin ödemesi gereken tazminattır.

Yukarıda sayılan KIDEM TAZMİNATI adlandırmalarının her biri kendilerine göre doğrudur. Kıdem tazminatı bazen bir ikramiye (emeklilikte), bazen bir güvence (işten atılma, işsiz kalma), bazen ücretin sonraya bırakılmış kısmı (Özellikle yurtdışına götürülen işçiler) ve bazen de tazminattır (Haksız olarak işten çıkarılma).

Önce işçiler, sonra memurlar

Bugün sadece işçilerin kıdem tazminatı tartışma konusu edilmektedir. Bu tartışma sonucunda kıdem tazminatında bir indirime gidilirse bu memurları da etkileyecektir. Zira, kıdem tazminatına paralel olarak kamu çalışanlarına da emekli olduklarında çalıştıkları her yıla karşın bir aylıkları ikramiye olarak verilmektedir.

Bana göre ise kıdem tazminatı;

ÜLKEMİZ işçileri Avrupa ülkeleri arasında en düşük ücret seviyesine sahiptir ve AB’nin bizi almaktan korktuğu yönlerden biri de 20 milyonluk ucuz işgücünün Avrupa içine akın etmesi gerçeğidir.

Düşük ücret seviyesi ile çalışanlarımızın en büyük hayali ise KIDEM TAZMİNAT’larıdır. İşverenden alacakları bu toplu para ile ev, arsa, araba almak ya da oğluna işyeri açmak amacında olan işçilerimizin elinde şimdi de bu HAYALLERİ de alınması gündemde.

Zaten düşük ücret ile emeklilikte alacakları kıdem tazminatı ile hayal kuran işçilerimizin hayallerini de elinden almaz umarım, zira asgari ücret ile açlık seviyesinde yaşayan işçilerin ellerinden hayallerini de alırsanız, çıkabilecek sosyal patlamaların önünde kimse duramaz.

Unutmayın, hayal ve ümidi kalmayanların, kaybedecek bir şeyi olmaz.

Son olarak, işçi sendikalarına sesleniyorum; üyelerinizin bu hakkını sonuna kadar savunun, yoksa kendi varlık sebepleriniz de gider.

İş güvencesine karşılık kıdem tazminatı

15.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren işçinin onurunu ve gururunu tekrar ayağa kaldıracak olan iş güvencesine karşılık olarak, işveren kesimi kıdem tazminatının ya kaldırılmasını ya da birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi her yıla bir aylık brüt ücret yerine, bir haftalık veya 15 günlük brüt ücretin esas alınmasını, bu da kabul olmazsa Kıdem Tazminatı Fonu kurulmasını istemektedir.

Her konuda Avrupa ise;

AB ülkeleri seviyesinde ASGARİ ÜCRET,

AB ülkeleri seviyesinde aile ve çocuk yardımları,

AB ülkeleri seviyesinde sosyal güvenlik yardımları,

AB ülkeleri seviyesinde emekli aylıkları,

AB ülkeleri seviyesinde sosyal güvence,

AB ülkeleri seviyesinde sendikal haklar.

İŞÇİLERİMİZE tanındıktan sonra sıra kıdem tazminatının kaldırılmasına gelmelidir. İnanıyorum ki yukarıdaki haklara sahip olacak işçilerimiz kıdem tazminatı bile istemeyecekler, işverenlerine hediye edeceklerdir.

Ebru TOKTAR/ANKARA-Volkan YANARDAĞ/ANKARA / ANKARA

Akşam

Yorumlar-Sorular ve Cevaplar
Toplam 10 yorum, 1-10 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
AKP KENDİ SONUNU HAZIRLAMAKTA
AKP BU ÇIKARACAĞI YASAYLAN İPİNİ ÇEKECEK BEN BİR İŞÇİ OLARAK BU OLAYI KINIYORUM AKP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCLERİM TAMAMIYLAN DEĞİŞTİ ARTIK HUZURSUZLUK DUYUYORUM BU OLAYIN ÖNÜNE GEÇİLMESİ LAZIM MEMUR İŞÇİ EL ELE VERMELİ SIRA MEMURADA GELİCEK

HÜSEYİN KAPUCU BATMAN | 08 Mart 2008 Saat 14:31
Sorumlusu sizlersiniz!
AKP yi başa getirenler şimdi gördünüz mü kime oy verdiğinizi!! Sizler (üstteki yorumu yazan ve diğerleri) oy verdiniz, şimdi çekin ceremesini!

"AKP hakkındaki düşüncelerim tamamıylan değişti" derken biraz daha düşün, şimdi canın yandı, fikirlerin değişti değil mi? Yazık yazık! sizler getirdiniz bu ülkeyi bu hale! Sizler sorumlusunuz bundan! Yarın seçim olsa yine oy verirsiniz!

Biz üreten emekçilerin helal kazanılmış haklarına göz dikenlerden Allah sorsun hesabını! Bu devran böyle sürmez. Ümit ediyorum bütün AKP kadrosunun; en yukarıdakinden en aşağısındakine kadar herşeyini kaybettiği, bütün dokunulmazlıklarının ellerinden alındığı, sade birer vatandaş olup ve hatta yargı merciilerinde cezalarının çektiği günleri de göreceğiz.

Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner ve mazlumun ahı yerde kalmaz.. Milyonlarca insanın; işçinin, çiftçinin, memurun, emeklinin, askerin canını yaktıysan birgün bunun hesabını ödersin.!!!



Ilgaz ILGAZ / AMASYA | 09 Mart 2008 Saat 00:57
kıdem tazminatı
emekliliğimi doldurmuş durumdayım ama bir kaç sene daha çalışmak istiyorum kıdem tazminatları kalkacak diyorlar 25 yıllık emek boşa mı gidecek? aylık maaşda düşerse nasıl geçiniriz söyleyin...
metin çınar tokat/turhal | 09 Mart 2008 Saat 16:35
HANİ MAAŞ GARANTİSİ
AYIP AYIP HERKES MENFATINI KORUMAK İÇİN UĞRAŞIYOR HANİ İŞÇİ ALACAKLARI BANKAYA YATACAK BRÜT OLARAK DENİYORDU ŞİMDİ NİYE YAPILMIYOR ÖNCE KADEME KADEME YAPACAGIZ DERSİNİZ SONRA SEÇİM GEÇERSE ZENGİLERE GÜCÜNÜZ YETMEZ BİLİYORUZ SİZİ FAKİR EZENLER SİZİ
MEHMET DENİZ ŞANLIURFA | 10 Mart 2008 Saat 11:27
inşallah bu insanların vebalini allah akp ye fazlasınla ödetir
ben burda tüm işçi sendikaları başkanlarınıda kınıyorum onlarda bir iki cümleyle olayları üzerine gidiyormuş gibi yapıyorlar bence bizleri kandırmaktan başka hiçbirşey yapmıyorlar türkiyeyi satıyorlar hiç kimsenin gıkı çıkmıyo nerdeler temsilciler olaylar bittikten sonra piyasaya çıkıyorlar yani anlıcanız onlarda hükümetin yoluna sapmışlar şimdi maliyede hesaplarını araştırmaya başlamış zaten bi açıkları varsada karşılığında bizi dizginleyip olayları kapatma yoluna gidecekler yani anlıcanız bizi satacaklar onun için diyorumki kendi sesimizi duyuramassak herşeyimizi yitiricez inşallah tüm çalışanlar öğle bir patlama noktasına gelirde o ankaranın 20 kat altına onları gömer.yazık artıkın yalan lardan bıktık adam gibi bu insanları yaşama özgürlüğü verinceye kadar mücadelemizi bitirmicem tüm halkımızında mücadele ediceğine canı gönülden inanıyorum.
vatan aydın | 10 Mart 2008 Saat 21:48
akp ye oy vermedim ama kötünün iyisi diyordum...
keşke böylede düşünmeseydim.bunada pişmanım.
kala kala kıdem tazminatımız'mı kalmış uğraşacakları.
birdaha rüyalarında bile göremezler iktidarı.
kim kimin hakkını gaspetmeye çalışıyorsa allah belasını versin.
ibrahim öztürk | 11 Mart 2008 Saat 06:21
akp ye oy vermedim ama kötünün iyisi diyordum...
Artık fikrim tamamen değişti.çünki yüzlerindeki
maskeler düştü.sayın başbakan fakiri fukarayı
ezdirmem diyordu.işçiden iyi fakirmi var.elimizden
kıdem tazminatınıda alıyorlar.yarına dayalı hiçbir
hayalim kalmadı.akp kendi ipini çekiyor farkında değil.zannediyorki bu halk ne yapsam yine biana oy verir.ama anavatan partisi nerde.özalda iki dönem
gelmişti.kim kimin hakkını yıkmaya çalışıyorsa allah belasını versin.
ibrahim öztürk-kocaeli | 11 Mart 2008 Saat 06:38
kıdem tazminatı
çalışan insanın emeğinin umut ile beklenilen neslin rıskı,bunun karşılğı olan alın teri ve rahmet yağmuru nasırlaşian o çocuklaırın babasının elindeki sevgive şevkat terenümlerini incitmeyin olmazmı daha ne kadar kendi insanını açlıkla sınayacksınız. Oysa rızıkların kefili Allah c.c. dır .çok iyi düşünerek ve iyi hesap yapıldıktan sonra karar verme zarureti bulunmaktadır. ben inanıyorum ki sizlerde çok iyti niyet ile bu yasayı olgunlaştıryorsnuz.Ama bunu unutmayınki kul vebali çok zordur.Kısaca olması gereken mevcut çalışanları hiç bir şekilde menfi bir terazi olmamalı.bizim bu talebimiz sadece temeni ve tavsiye amaclıdır.Dilerim haddimizi aşmadık.
ahmet soyalp | 11 Mart 2008 Saat 15:39
selçuk ; üç çoçuk doguracam !
Birincisini r.tayyip le mücadeleye adıyacam !

İkancisini a.gül ile mücadeleye !

Üçüncüsünü k.unakıtanla !

takatim yeterse her akp li için bir çocuk hedefim !
selcuk istanbul | 11 Mart 2008 Saat 21:41
İŞÇİNİN TAZMİNATINI NASIL ÖDEMEZSİNİZ YAAAA
Bu nasıl bir kanun nasıl bir yürütme.kişi yıllarını verecek işten ayrılınca tek umudu tazminat olacak siz de ona böyle bi yasa getireceksiniz, buna yasa demekte istemiyorumda;olsa olsa işçinin ölüm fermanı olur bu...bu yasayı çıkaranları bir daha düşünmeye davet ediyorum
ahm@ 211-kahramanmaraş | 09 Ekim 2008 Saat 09:01
Yorum-Soru Ekleyin
Başlık
Yorum-Soru
Ad Soyadınız - Şehir
Mail
Mesleğiniz
Beni hatirla
Yeni bir yorum-soru geldiginde haber verin.

©2006-2008
.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.



---En ÇoK Arananlar---
işçi    işçi hakları    kamu iş ilanları    iş mahkemesi kararları   kıdem tazminatı hesaplama   emeklilik hesaplama  soru-cevaplar

.ıIIı.İşçiler.Net.ıIIı.©2006
Sitemizdeki Tüm Bilgi ve Belgeler Paylaşım Amaçlıdır.İsteyen İstediğini İstediği Yerde Yayınlayabilir.